Monthly Archives: December 2008

>İyi Seneler

>Futbol sadece futboldur. Güzel oyunu aldatmayın. Sağlık ve huzur diliyorum. Mutlu yıllar…

>Yılın Son Bomba Transferi

>Ara transferde ses getiren bir imza yok. Bence senenin son bombasını bir kulüp değil Adidas patlattı. Roberto Carlos gibi Nike Football’u yıllarca sırtında taşıyan bir yıldızı transfer ettiler. Bu geçmişteki tüm Nike&Roberto Carlos görsellerinin üzerine atılan bir çizik aynı zamanda. Brezilya mili takımı Nike giyiyor. Adidas, Kaka ile Truva atını yollamıştı soyunma odasına. Bu da bir efsaneyi bağlayan imza olmuş. Beyaz “adipure” giyecek Roberto Carlos.

>This Is From Mathilda

>Arşivden “Aragones aşağı Aragones yukarı” başlıklı yazıdan bir cümle çekip aldım. Oradan devam edeceğim: “Aragones operasyonu Alex’i tasfiye operasyonudur“. Aragones öncesi Zico dönemi, Alex ve Brezilyalılar hakkındaydı bu yazı. Aragones geldi ve ligin ilk yarısı sona erdi. “Josico dışında kimseyi ben transfer etmedim” diyen Aragones için şartlar 25 Ağustos tarihli Ferran Adria vs. Aragones başlığı altında yazılanlardan farklı değil. Ne kadar ekmek o kadar köfte gerçeği değişmemiş. Dönelim Alex’i tasfiye operasyonuna. Geride kalan 4 ay içinde Alex, sakatlıklar kadar Aragones’in oyun planından da çekti. Rakip kaleye en fazla 30 metre uzaklıkta oynayan Brezilyalı için Aragones, “20 metre daha geriye alayım seni” deyince, üstüne bir de 4-1’lik derbi onsuz kazanılıp, Arsenal deplasmanında o aldatan beraberlik alınınca Alex’siz de oluyormuş manşetleri ortalığı kapladı. Sezon başından farklı düşünmüyorum. Yıldırım, geçen sezon kaçan şampiyonluğun faturasını Zico’dan çok Alex’e -ve eşrafına- kesti ama tek başına göndermeyi de göze alamadı. Cihan, Orhan Ak ve Necati’yi göndermek(!) için getirilen Kalli gibi bir kurt lazımdı takımın başına. Bugün geldiğimiz noktada, Alex’in iletişim politikası da herşeyi anlatıyor. Türkiye’de 5. sezonunu geçiren, rakipleri hakkında kötü, küçük düşürücü tek söz etmeyen, efendi, örnek profesyonel, düşük profil çizen, medyayla olan ilişkisini kendi internet sitesinden verdiği “yapmalıyız, etmeliyiz” mesajlarıyla sınırlayan Alex, son dönemde manşetlerin efendisi, üstelik saha dışında verdiği karelerle. Önce uefa.com’daki röportajında “Kalırsam Türkçe öğreneceğim” dedi. (5 yılı boşa harcamış demek ki). Ardından promosyon bir Kapadokya gezisi ve balon turu sonrası açıklamalar. “Türk vatandaşı olabilirim” mesajı ve değişen kuralı bilmeyen kimi gazetecilerin Türk kontenjanında oynayabileceğini iddia ettikleri Alex. En son Ferruh Tanay’ın Harley Davidson’larının gönüllü mankeniydi bir fuarda. İş, Kemal Özkan’da sünnete kadar gidecek gibiydi… Bir taraftan da aslında çok talibim var haberleri. Ülkesinden Palmeiras, Aurelio’nun takımı Real Betis ve yıllık 6 milyon verdiği iddia(!) edilen Panathinaikos (doğru olsa bir dakika durmaz). İşin gerçeği Alex’e, Fenerbahçe’de kazandığı 3 milyon euro’yu verecek kulüp yok. Karşı cephede ise sessizliği koruyan ve en sonunda “Brezilyalı oyuncularımızla yeni sözleşme için Ocak’ta masaya oturacağız” açıklaması yapan Aziz Yıldırım ve Alex’in kalmak istiyorum açıklaması üzerine -ne zamanlama ama- atılan “Aragones, Alex’i istemiyor” manşetleri. Tuncay Şanlı -hatta Aurelio- gitmek istediğini net ifade ettiğinden, Aziz Yıldırım o “firarda” suçlanan taraf olmamıştı. Alex’in 5 yıllık tecrübesi boşa değil elbette. Oyunu kuralına göre oynuyor. İmzayı atar, kalırsa 3 milyonu almaya devam edecek. Ki bu sezonun ikinci yarısında takımdaki yabancıların performansına direkt etki edecek. Giderse bu kez el bombasının pimini çekip Yıldırım’ın avucunun içine bırakmış olacak. Havada “Leon: ‘This is from Mathildakokusu” var!

>Arjantin Havaları

>Arjantin futboluna dünyanın öbür ucundaki bir lig diye uzaktan bakardım. Bir gün derbiler üzerine araştırma yapıp bunları dosya olarak yayınlamaya karar verdim çalıştığım dergide. Boca-River rekabetine üzerine Türkçe yazılmış 2 paragraftan öteye geçmeyen kaynaklar vardı. Futbol asla sadece futbol değildir kadar ciklet olmuştu bu derbinin tarifi. Zengin River, gariban Boca’ya karşı. Hayır sanırsın River Plate taraftarı tribüne Ermenegildo Zegna, Armani takımları, Lacoste montları çekip geliyor, Boca’nın da alayı baldırı çıplak (!) Barça-Real Madrid rekabetini Franco üzerinden anlatmak kadar güdüktü bu tanım da. Elbette bir ön tanım olabilirdi de, bu kadar değildi elbet. Daha çok tribün kültürü tarafıyla ilgilendim. Stadlar, bilet fiyatları, taraftar grupları, çıkan olaylar,tribün ritüelleri. Ole gazetesini takip etmeye başladım. Türkiye’de Boca-River derbisi hiç naklen yayınlamıştı. Blogda ufak çaplı bir kampanya yaptık. NTV sağolsun bu işe el attı ve yayın haklarını satın aldı. Saat farkı nedeniyle bu ligin maçlarını naklen izlemek ya da İspanya-İtalya ile çakıştığında tercih etmek pek akıl karı değil. Avrupa düzeyinde futbol oynanmıyor elbette.Üstelik bir de garip lig formatı var. Açılış ve kapanış ligi, bizim ligin açılış şampiyonu Sivasspor mesela. Yılda bir kere çekilen fikstür yüzünden ligde güçlü takımları kendi sahasında ağırlayan takım avantajlı başlıyor açılış ya da kapanış ligine zaten. Neden yılda iki şampiyon çıkartır bir ülke? Sanırım zayıf takımların sayısının çok olmasından. 20 takımlı, 38 haftalık ligde zirve yarışındakiler arayı erken açıp, sezonun kalanına anlamsız kıldığından dolayı belki de bu formatı tercih ettiler 18 yıl boyunca.

Arjantin garip ülke. Zamanında berabere biten maçlardan sonra penaltı atışı yaptırır, kazanan iki puan, kaybeden bir puan alırdı. Lig formatını gelecek yıl değiştirip, Avrupa örneğine dönmeyi planlıyorlar. Şubatta başlayacak olan Clausura muhtemelen son kez oynanacak ve 38 maçlı tek sezona geçecekler 2009’ın sonbaharında. Arjantin’i 2. vatanı ilan eden kadim dostum Emre Atasoy’un bizzat şahit olduğu tribün performanslarından -90 dakika kulağa hoş gelen ritm eşliğinde bitmek bilmeyen destek- ekran başında çok fazla da etkilenmediğimi not düşeyim. Her daim bir karnaval havası var ki, işin gerilimi eksik. Emre elbette bu post altına gelip en büyük Independiente diyecektir. Buenos Aires’e gidip gözlerimle görmeden daha fazla da haksızlık etmem istemem tabii. Emre Reis Arjantin’e uçak kaldır…
Foto: Emre Atasoy/Ekim 2008

>Avrupa Asist Krallığı(!)

>Alttaki postun bir tartışması olmaz. Avrupa gol krallığı sonuçta. Bugün her yerde kopyala yapıştır bir haber var. Avrupa’nın asist kralı Lincoln başlığıyla. Haberin kaynağı IHA. Asist krallığı tartışmaya açık bir istatistik. Her ülkede de farklı algılandığından düzenli tutulduğunu görmedim. Bizde bu işler biraz; “yaptım oldu” ile yürür. Listede bizim ligden Lincoln ve Özer Hurmacı var-ki konu onlar değiller-. Lincoln’un yanında 14 asist yazıyor, tek tek asistlerini saymayacağım elbette ama Avrupa’nın asist kralı yazarken iki kere düşünmek lazım. Avrupa’nın bırakın ufak liglerini Barcelona’nın ligdeki 48 golünde Messi’nin kaç asisti var mesela? Bu listeyi yapanların bunu merak ettiklerini sanmıyorum…
1 – Cassio Lincoln (Galatasaray): 14 asist
2 – Steffen Hofmann (Rapid Wien): 13 asist
3 – Özer Hurmacı (Ankaraspor): 11 asist
4 – Andraz Kirm (NK Domzale): 11 asist
5 – Sejad Salihovic (TSG 1899 Hoffenheim): 10 asist

Memleketimden futbol manzaraları

>Avrupa Gol Krallığı

>Avusturya 1. liginde 10 takım var. Sezonda birbirleriyle 4 maç yapıyorlar. 22 hafta geride kaldı. Bir maçı eksik Red Bull Salzburg 4 puan farkla lider. Buraya kadar olan kısmı açıkçası pek çok insan gibi beni de ilgilendirmiyor. Mevzu Marc Janko. 30 gol attı bu sezon ve 15 (edit) maçı var daha sezon sonuna kadar. Ligin katsayısı düşük olduğundan Altın Ayakkabı‘yı zor alır belki ama rekoru kırar mı acaba? Rekorun 47 golle 2 ortağı var. 76-77 sezonunda Romen Dudu Georgescu ve Galler’den Marc Lloyd. Oldu ki Janko 48 gol attı ve rekoru kırdı. 72 puan toplamış olur, bu da büyük liglerden bir golcünün 36 gol atmasını gerektirir… 1967 yılından itibaren tüm gol kralları listesine bakmakta fayda var. * 96/97 sezonundan itibaren katsayı uygulamasına (x2 ve x1.5) geçildi.

1967/68 Eusébio SL Benfica (Portugal) 42
1968/69 Petar Jekov CSKA (Sofia) (Bulgaria) 36
1969/70 Gerd Müller FC Bayern München (Germany) 38
1970/71 Josip Skoblar Olympique Marseille (France) 44
1971/72 Gerd Müller FC Bayern München (Germany) 40
1972/73 Eusébio SL Benfica (Portugal) 40
1973/74 Héctor Yazalde Sporting CP (Portugal) 46
1974/75 Dudu Georgescu Dinamo Bucuresti (Romania) 33
1975/76 Sotiris Kaiafas Omonia (Nicosia) (Cyprus) 39
1976/77 Dudu Georgescu Dinamo Bucuresti (Romania) 47
1977/78 Hans Krankl SK Rapid (Wien) (Austria) 41
1978/79 Kees Kist AZ ’67 (Alkmaar) (Netherlands) 34
1979/80 Erwin Vandenbergh Lierse SK (Belgium) 39
1980/81 Georgi Slavkov Trakia (Plovdiv) (Bulgaria) 31
1981/82 Wim Kieft Ajax (Netherlands) 32
1982/83 Fernando Gomez FC Porto (Portugal) 36
1983/84 Ian Rush Liverpool FC (England) 32
1984/85 Fernando Gomez FC Porto (Portugal) 39
1985/86 Marco van Basten Ajax (Netherlands) 37
1986/87 Rodion Camataru Dinamo Bucuresti (Romania) 44
1987/88 Tanju Çolak Galatasaray SK (Turkey) 39
1988/89 Dorin Mateut Dinamo Bucuresti (Romania) 43
1989/90 Hugo Sanchez Real Madrid (Spain) 38
Hristo Stoitchkov CSKA (Sofia) (Bulgaria) 38
1990/91 Darko Pancev Crvena zvezda (Beograd) (Yugoslavia) 34
1991/92 Ally McCoist Rangers FC (Glasgow) (Scotland) 34
1992/93 Ally McCoist Rangers FC (Glasgow) (Scotland) 34
1993/94 David Taylor Porthmadog FC (Wales) 43
1994/95 Arsen Avetisyan Homenmen (Yerevan) (Armenia) 39
1995/96 Zviad Endeladze Margveti (Zestafoni) (Georgia) 40
1996/97 Ronaldo FC Barcelona (Spain) 34 (68 puan)
Tony Bird Barry Town FC (Wales) 42
1997/98 Nikos Mahlas Vitesse (Netherlands) 34 (68 puan)
Rainer Rauffmann Omonia (Nicosia) (Cyprus) 42
1998/99 Mário Jardel FC Porto (Portugal) 36 (72 puan)
Mário Jardel FC Porto (Portugal) 36
1999/00 Kevin Phillips Sunderland FC (England) 30 (60 puan)
Mário Jardel FC Porto (Portugal) 38
2000/01 Henrik Larsson Celtic FC (Scotland) 35 (52.5 puan)
2001/02 Mário Jardel Sporting CP (Portugal) 42 (63 puan)
Marc Lloyd Williams Bangor City FC (Wales) 47
2002/03 Roy Makaay RC Deportivo (Spain) 29 (58 puan)
Andrei Krõlov Tallina VMK (Estonia) 37
2003/04 Thierry Henry Arsenal FC (England) 30 (60 puan)
Ara Hakobian Banants Yerevan (Armenia) 45
2004/05 Diego Forlán Villarreal CF (Spain) 25 (50 puan)
Thierry Henry Arsenal FC (England) 25 (50 puan)
Marc Lloyd-Williams TNS Llansantffraid (Wales) 34
2005/06 Luca Toni AC Fiorentina (Italy) 31 (62 puan)
Tarmo Neemelo FC TVMK Tallinn (Estonia) 41
2006/07 Francesco Totti AS Roma (Italy) 26 (52 puan)
Afonso Alves SC Heerenveen (Netherlands) 34
Eduardo da Silva Dinamo Zagreb (Croatia) 34
2007/08 Cristiano Ronaldo Manchester United (England) 31 (62 puan)
Rhys Griffiths Llanelli (Wales) 40

>Apertura 2008’in Ardından #2

>