Monthly Archives: February 2009

>Maldini’nin Eskittiği Bavullar

>Bu fotoğrafla karşılaştığımda kafama takılan; “Bu adam tüm kariyeri boyunca kaç kilometre uçmuştur?” oldu. Paolo Maldini’nin maç istatistiklerinden yola çıktım. 1984 yılında Milan’da ilk maçına çıktı. 41 yaşında. Serie A’da 25. sezonu. Ligde oynadığı maç sayısını 650 olarak kabul ettim. Roma deplasmanı ve uzak Palermo deplasmanından yola çıkıp Serie A’da Milano’dan ortalama uzaklığı 600 km olarak belirledim. 325 deplasman X 600= 195 bin km. 160 Avrupa Kupası maçına çıktı Maldini. Milano-Madrid, 1200 km’yi ortalama olarak aldım. 80 X1.200=96 bin km. İtalyan milli takımında 126 maçı var. Dünya Kupaları, Avrupa Şampiyonları, uzun süreli turnuvaları göz önüne alıp 60 maç olarak yazdım listeye. Madrid mesafesi milli maçlar için de geçerli. 60 X1200: 72 bin km. 25 yıl boyunca İtalya kupası, özel maçlar, turneler için de sezon başına 4 uçuş ekledim ve İtalya ortalamasıyla çarptım. 100 X 600: 60 bin km. Toplamı 423 bin kilometre. Elbette bunu dönüşü de var, çarpalım ikiyle. 846 bin kilometre. 21 kez dünyanın etradında dönmüş Maldini! Yuvarlak hesapla 1200 uçuş. Ortalama 2 saatten. 2400 saat. 41 yaşındaki bu adamın sadece topun peşinde 100 günü havada geçmiş. Elinde bu ya da bundan önce eskittiği kimbilir kaç bavul!

Advertisements

>Rafael Benitez ve Liverpool

>Santiago Bernabeu’da, yarısı İspanyol onbirinle Real Madrid’i yeniyor, İngiltere’ye döndüğünde ligin dibinde can çekişen Middlesbrough’a yeniliyorsun. Oyunun güzelliği işte. Liverpool ve Rafael Benitez’in ipini çeken köşeye usta bir plase yapan Tuncay Şanlı oldu. Bugün hala Liverpool’un başındaysa bunu çokça İstanbul’daki o efsane 2005 Şampiyonlar Ligi finaline borçlu olan Rafa Benitez’i bir Türk yıktı. Liverpool, yeni yıla zirvede girince bu kez olacak mı diye soruyordu herkes. Heyecanı yine Mart ayına taşıyamadılar. Kurt Alex Ferguson yine sildi süpürdü ligi. Madrid’de dayak yiyen Torres’in olmadığı, uzun süreli sakatlıktan dönen Gerrard’ın sallandığı bir maçta M.Brough 15 maç sonra kazandı. Rafael Benitez’in bu sezon geriden gelip maç alan, büyük maçları iyi oynayan takımı lige havlu attı. İspanyolun rotasyonu, defans futbolu uzun zamandır can sıkıyordu oralarda. İstanbul ve Atina’da iki final oynatan adama başarısız demek ne mümkün elbette? Peki Liverpool, Premier Lig’de nasıl şampiyon olacak? Rafael Benitez’in futbol aklı ve geçmişiyle bu pek mümkün görünmüyor. Transferdeki saçmalıkları da cabası tabii. Guardian maç sonrasında kısa bir not düşmüş. Benitez’in Valencia ile kazandığı iki şampiyonlukta topladığı puan Premier Lig’de şampiyonluğa yetmiyor diyorlar. 2002 ve 2004’de sırasıyla 75 ve 77 puanla şampiyon oldu Valencia. İki ligin karakterleri elbette ki farklı. La Liga’da deplasmanda bir puan her zaman iyi sonuçtur. (Bkz: Aragones aklı) Premier Lig’e gelince hesaplar değişiyor tabii. İki lig de 38 hafta. 2004’de Arsenal 90, 2005’de Chelsea 95; 2006’da Chelsea 91;2007’de Manchester United 89 ve geçen sezon da yine 87 puanla şampiyon oldu. Fernando Torres’in ilk sezonunda coştuğu geçen sezon Rafael Benitez 76 puan topladı. Bu performans belki La Liga için yeterliydi ama ligi şampiyondan 11 puan geride 4. sırada tamamladılar. Benitez yeni sözleşmeye imza atmadı. Muhtemelen de atamayacak. Real Madrid’i 0-1’den sonra Anfield Road’dan çıkartamayacağı da aşikar bu oyun felsefesiyle. Mayıs ayı sonunda Roma Olimpiyat Stadı’nda da objektiflere takılabilir. Bu da mümkün. İmkansıza yakın olan ise -bence- gelecek sezonun ilk haftasında Anfield Road’da olmayacağı… Yanarım şu Gerrard’a yanarım. Karl Malone gibi bahtsız bu dayıoğlu. Şampiyonluk görmeden jübile yapacak Liverpool’da…
(Benitez’e kızgın Ramon yorum yollamış(!):”Liverpool’un yeni şarkısı: You will never walk again…”)

>Zenit Taraftarına Mesaj

> Zenit tribünlerinin abileri, stadyumda kadın taraftar istemiyorlar. Maça gelmelerini istemiyoruz demişler. Sebeb de kadınlar gelince adam gibi küfür edemiyor, tezahürat yapamıyoruz diyorlar. Zenit kulübüne başvurmuşlar, kadınlara bilet satmayın diye. Kulübün ne cevap vereceği belli de. Benim bu haberi okuduğum İtalyan sitesinde gelen yorum güzel: “İstemiyorsanız hepsini bize yollayın.”

>Camp Nou’daki Çocuk

> Çocuk 14 ya da 15 yaşında olmalı. Yer Camp Nou. Barselona. Sene 1984 ya da 1985. İki eksik ya da iki fazla. Barcelonalı futbolcu Victor Munoz. Galibiyet sevincini paylaşan ya da formasını isteyen çocuk ise top toplayan çocuklardan. Onun da üzerinden Barcelona eşofmanı var. Kulübün altyapısından. Sene 2009. Victor Munoz, 52 yaşında. La Liga’da Getafe’yi çalıştırıyor. Fotoğraftaki çocuğun yaşından bu kez eminim. 38 yaşında. Victor Munoz’un giydiği formayı o da 11 yıl giydi, takımın kaptanı oldu. Şimdi Barcelona teknik direktörü: Josep Guardiola…

>Meksika Şapka

>

>Oyunun Kuralı

>International Board, önüne gelen kural değişikliği önerilerini yine elinin tersiyle itti. Muhafazakar İngilizler, futbolu korumaya devam ediyor. U19 maçlarında denenen +2 hakem uygulamasının, bir ligde denenmesine okey verilmesi dışında bir yenilik yok. Maçı ayakta kendisine ayrılan bölgede seyreden teknik direktörlere ise 4. hakemler artık kulübene dön diyemeycek. İsteyen teknik direktör 90 dakika taç çizgisi kenarında Kızılmaske duruşu sergileyebilir.

Devre arasının 15 dakikadan 20 dakikaya çıkartılmasını isteyen yayıncı kuruluşlardı. +5 dakika daha reklam! Bu öneri de çöpe gitti. İngiliz Futbol Taraftarları Federasyonu, soğuk ve yağmurlu havalarda 20 dakika devre arasının taraftarların aleyhine olacağı yönünde görüş bildirdi. Adamlar birlik olmayı başarmış işte. Ofsayttan kaçmak için kendini saha kenarına atan isterse denize atlasın fayda yok. Metin üzerindeki düzeltmeye göre hakemin izni olmadan oyun sahasını terkeden kale çizgisi üzerinde kabul edilir…

>Mehmet Topal & Valencia

> Çarşamba günü blogda pause tuşuna basınca yazamamıştım. Bordeaux maçından bir gün önce İspanya’da Super Deporte’nin 1. sayfası. Valencia, Mehmet Topal’ı izleyecek diyorlar. İzlemeye gelen oldu mu bilmiyorum ama geldiyse de büyük hayal kırıklığı yaşamıştır adam. O kadar yol tep, gözünü diktiğin futbolcu sakatlanıp çıksın. Galatasaray açısından her işte bir hayır vardır olarak yorumlandı. Kewell en iyi ihtimalle 46’da girerdi oyuna gibi duruyordu maç. O değşiklikte benim aklıma gelen, teknik direktör Skibbe olsaydı, Topal’ın yerine Mehmet Güven’i alırdı. Omuzu çıkan Mehmet Topal ameliyat oldu, Valencia da vazgeçmiştir zaten. Topal 2 ay yok. Hem Galatasaray hem de milli takım için büyük kayıp. Sakatlar çoğalıyor. Sezonu kapatan Servet’in yokluğu iki onbirde de dolmaz. İspanya forvetini kim durduracak?