>Geri Döndü

> Gecenin bir vaktine yazı konusu olsun. Bugün Siena’ya 3 attı ve San Siro’yu salladı.
****
01:00
Maçtan hemen sonra açtım bu başlığı, başka türlü başlayabilirdi bu yazı. Ronaldinho’nun bu akşam verdiği demeç değiştirdi yönümü. “Artık sevildiğimi hissediyorum” diyor Ronaldinho. “Taraftarlar beni seviyor ve saygı duyuyor. Ben de bunun karşılığını vermeye çalışıyorum” diye de devam ediyor. Aslında onun ortadan kaybolduğu ve tekrar geri döndüğü bugün arasında kalan zaman diliminin de kilidi sevgisizlik. Kim sevilmek istemez ki bu hayatta? Barcelona’nın en sevilen adamıyken üstüne gül kokladılar Katalanlar. Doğrusu yeni sevgili de pek alımlı, pek havalıydı. Severken karşındakinin kusurlarını yok sayarsın ya, Ronaldinho’nun kusurları da aşk bitince ortaya çıktı Barcelona’da. Alemci, geçimsiz, arıza, kilolu… Hepsi göze batmaya başladı ve ilişki gün geldi uzadığı yerden koptu. Futbol dünyasının en tepesine tırnaklarıyla çıkmış bir adamın -paraşütle de değil- serbest düşüş yaptığı kariyerinde tüm bu travmaları yaşamış olması doğal. Şöhretin bedeli, şöhretin getirdiği servet ile ödenmiyor ne yazık ki. Adisyonu ödeyip çıkamıyorsun o dünyadan. Açıkçası ben de “bir daha eski günlerine dönemeyecek. Milan ya tutarsa diye göle maya çaldı” diye düşünenlerdendim. Bahsettiğimiz adamı futbolu şov olarak gören, tribünleri ayağa kaldıran, bir kerede geçebileceği bir adamın belinden su almak için türlü numaralar deneyen ama en sonunda El Clasico tarihinde Santiago Bernabeu’da Real Madrid’li baba oğula kendini alkışlatan bir sanatçı. Milan taraftarının, “ellerimle büyüttüğüm solarken direttiğim çiçeğimi ellere verdin” ile sevdiği Kaka bir başka aşka yelken açınca, kollarını açmış bekleyen bu eski kulağı kesikle beyaz bir sayfa açmak kaçınılmaz oldu elbette. Bunu mevsimlik pamuk işçisi gibi gelip giden Beckham başaracak değildi elbette. Biliriz ki, Brezilyalılar zordur, çiçek gibi sulamak zorundasındır onları, pamuklara sarıp sevmek gerekir. İşte sevildiğine ikna olan bu adam yeniden doğdu San Siro’da. Geçen hafta sahada olmayan Juventus’a iki gol atmıştı, bu hafta da Siena’ya 3 kez santra yaptırdı. Biz futbolseverler de az vefasız adamlar değiliz elbette. Onun üzerine çok gül kokladık, çok kramponla kırıştırdık, daha genç olanları aklımızı çeldi. 2000’ler çokça bu adamdır aslında. Hülasa, eski aşkların değerini bilmek lazım çünkü Murathan Mungan’dan emanet alırsak eğer: “Bir aşk birçok aşktan yapılıyor ve ayrılınmıyor hiçbir seferinde…”

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s