>Leo Franco’nun Kredisi

>Kalecilerin de; golcülerin de geçmişte parlak kariyerleri varsa ya da uzun zamandır o formayı giyiyorlarsa, taraftarın gözünde, gönlünde kredileri vardır. Kısaca; ye, yiyebildiğin kadar; kaçır, kaçırabildiğin kadar… Kredi bu, gün gelir biter, sabırlar taşar… Ancak iflah olmaz romantik taraftar yuh çekmez bu adamlara. Leo Franco da “La Liga, Atletico Madrid, Arjantinli” etiketleriyle girdi memleketin kapısından. 5 yıl önce Atletico Madrid onu Mallorca’dan almak için 2.5 milyon Euro ödemişti. (Gazete arşivi:16 Haziran 2004) Atletico Madrid’i anlatmaya gerek yok. Baş altına oynayan bir takım, çok sezonda da taraftarına -onca yıldızına rağmen- saç baş yolduran bir kulüp. Zirveye oynayan büyük takım kalecisi başkadır. A. Madrid’in sallanan defanslarıyla Leo Franco’nun La Liga’daki son 5 yılının facia olduğunu söylemek haksızlık olur. “Sıradan kaleci” tanımı daha fazla uyar. Galatasaray’a gelmesi gündeme geldiğinde “çuval gibi kalecidir” demiştim. Ardından başka bir yazıda adı geçtiğinde De Sanctis’in ardından tecrübesiyle alınabilir bir isim olduğunu söyleyince bir okurdan eleştiri gelmişti. Tutarsızlıkla suçlamıştı. Bu tutarsızlığın sebebi daha Ufuk transferinin resmileşmemiş olmasıydı. Leo Franco, Aykut gibi Galatasaray’da yıllardır güven vermemiş bir kaleci durduğu için transfer edildi. Bir kulübün her aldığı-sattığında başarı yakalaması mümkün değil. Galatasaray’da transferi yönetenler de baltayı taşa vurdular De Sanctis’i göndererek. İtalyan, düşük profil çizen, az konuşan, önündeki sallanan defansa rağmen iyi bir sezon geçirdikten sonra yollanan adam oldu. Bonservisini almak o kadar zor değildi. Napoli 1.5 milyona aldı, 1 milyon da maaş veriyor. Leo Franco artık son limana demir atıyordu. Bonservisi elinde olduğundan yüksek maaş istedi. 3 yıllık sözleşme karşılığında 4.8 milyon Euro. Bu ara transferde takımdan gönderilmediyse bunun birinci sebebi bu yüklü sözleşmedir.

Dönelim tekrar taraftarın gözündeki kredi meselesine… Leo Franco’nun janjanlı geçmişinin verdiği kredi birkaç maçta tükendi. Ufuk transferinin de elbette payı var bunda. Arjantinli bugüne kadar oynadığı ve takımının puan kaybı yaşadığı hiçbir maçta “Maçı alan, çeviren adam” olamadı. Büyük takım kalecilerinden istenen de budur aslında. Sezonda 3-4 maçı kurtaracaksın. Geri kalanını zaten takım arkadaşların halleder. Kredisi biten Leo Franco, Denizli’de yediği golle darağacına çekildi. Belki de en az suçlu olduğu gollerden biriydi bu. Ortayı yaptırtan, kademesini kaybeden (Uğur) kadar suçluydu en fazla…
De Sanctis ise Napoli’de harikalara yaratıyor. Son 6 lig maçında gol yemedi. Lakin o da bu topraklara ayak bastığında “Kim ki bu? Sevilla’da Palop’un yedeğiymiş!” diye yerin dibine batırılmıştı. Toparlamak gerekirse, Leo Franco yüksek ihtimalle hafta sonunda kaleyi yedeklerinden birine devredecek. Kaleyi teslim alan (Ufuk olmalı) iyi gittiği sürece de kulübedeki koltuğa gömülecek. Sezon sonunda da takımdan gönderilecek ilk yabancı olacak.
De Sanctis’ten Leo Franco’ya
Leo Franco&Galatasaray
Leo Franco ve Rubinho

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s