>Real Madrid 3 – Sevilla 2

>Casillas ikinci yediğinde daha doğrusu yumurtladığında Ezel ezberi girdi tabii devreye. Noluyo lan? dedim. Barcelona, Almeria deplasmanında 2-2 berabere kalmış, 3 puan liderliği getirecek, maç olmuş 0-2. Real Madrid ve Barcelona’yı top yuvarlak olduğu sürece bu ligde devirebilecek takımlar ancak Valencia, Sevilla bir de ne durumda olursa olsun Atletico Madrid’dir. Ligin ilk yarısında da Sevilla deplasmanında kaybettikleri göre zor maçtı. Haftalardır bol kepçe atıp geldiler buraya. La Coruna’da 20 yıllık uğursuzluğa son verdiler, Tenerife’ye 18 yıl öncenin acabasıyla gittiler, beşleyip geldiler. FIFA virüsünün yani hafta ortasındaki milli maçların La Liga’nın zirvesini vurduğu kesin. Hem Barcelona hem de Real Madrid bunun sıkıntısını çekti.

Son haftalarda Barça’dan daha fazla keyif verdikleri kesin ama Santiago Bernabeu’da Sevilla her zaman kara belalılarıydı. Hafta başından beri Jesus Navas’ın Real Madrid’e transfer haberleri çıkmaya başlamıştı. Klasik işte, bizde de vardır, futbolcunun aklı çelinir. Navas da uçarak başladı oyuna, ters kanada attı, Capel çevirdi, Güntekin Onay Negredo’ya yazdı golü ama kazeye atan Xabi Alonso’ydu. Jimenez’in iki kanatlı, iki ön liberolu oyununda Negredo önde zayıf kaldı, Zokora’nın Real Madrid göbeğini tek başına ezip geçtiğini söylemek lazım. Kaka’nın Milan’daki iyi zamanlarına yaklaşan bir oyununa (sebebi sanırım pubistir) rastlayamadım daha Madrid’de. Robben’i satan bir takımın solda Marcelo’ya kalması yazıktır tabii. Defansın göbeği de Allah’a emanet. Garay ve Albiol uyumsuz. Sergio Ramos yine aslan parçası. Xabi Alonso’nun uyuşuk oyunu, Lass’ın sırtında sırıtan 10 numaralı forma, göbekten dikine toplar gelmeyince iş yine Ronaldo’ya kaldı… Onun adam geçmeleri ve ara pasları… Sezon genelinde Barça, çaktın mı sönmeyen Zippo ise, Real Madrid taşlı bir Dupont gibi duruyor… İkinci yarıya girerken Jimenez garip bir değişiklik yaptı. Capel sarı kartlıydı, onu çıkartıp Perotti’yi sol kanada yolladı, Kanoute ile de ileride top tutmaya çalıştı. Kafasındaki plan bu olmalı. Tabii bardağın boş tarafından bakarsan bir intihardı. Yüklenen Madrid’i Capel vurabilirdi, Kanoute de top tutarken çokça dayak yedi. Sahanın kötüsü Negredo ile değişse Sevilla ikinci yarıda bir kişi eksik görünmezdi. Buna rağmen ikiyi buldular. Casillas frikik atılırken neyi hayal ediyorsa, saniye sonra uyandı, boşa da çuval gibi atladı. Golün sonrası Real Madrid efsanesi… Şilili hemen iki adamını değiştirdi ve Lass’ın yapamadığını Guti 5 dakikada yaptı. Dikine muazzam toplar attı gamsız herif. Onu izlemek gibisi yok. İki dakikada iki golü buldular. Garay’ın 3. değişiklikte “ben mi?” diye kenara gelişi ve tabelanın Sevilla’ya kalkması komikti. “Gemileri yakmışız, defanstan bir adam çıkmış bir de ben mi çıkacağım?” diye düşünmüyor tabii adam. Sergio Ramos’un gol sevinci de “Valerie’nin göğüs uçları” demekti galiba. Ben başka anlam yükleyemedim. İkinci yarıda Perotti’nin sol kanatta yaptığı işlere hayran olmamak elde değil. Sevilla’nın yıllardır düzeltemediği defans dörtlüsü arkalarındaki efsane kaleciye rağmen yine yıkıldı. Bu arada oyun temposu düşmesine rağmen Real Madrid’in 3 topunun direkten döndüğünü söylemek lazım. 15 gün önce bu stadın içinde gezerken hayal ettiğim bir son dakika golüydü. O sahanın üzerine çöken tribünlerin bir son dakika golündeki hali… Ekran başında da olsa yine gördük. V. der Vaart ile köşeyi döndüler. Bir maçın güzelliğini aslında şuradan da anlarsın. 3. golden önce Real Madrid’in Ronaldo ile kaçırdığı güzel atağını İspanyol rejisi tekrar ekrana getirecek vakti bulamadı. Son golden önce rakip sahada kafasının pekmezi akıtılan ve iki kişi arasında ezilen Kanoute’ye faul vermeyen Gonzalez, 15 gün önce de Calderon’da Barça’ya çalışıyordu. Real Madrid puanları eşitledi ve averajla liderlik koltuğuna oturdu. 5 puanlık farkı eriten Atletico Madrid ve Almeria’ya elbette duacılar. Hafta içinde Guti “Mümkünse El Clasico’da puan farkı 2 olsun, o zaman işimizi kendimiz görürüz” diyordu. Şimdilik fazlası oldu. Şu maçı izleyip, yazdıktan sonra insana kötü hissettiren kendi memleketinde futbol sahasına atılan taşlardır. Biz harbiden de yoksa Taş Devri’nde miyiz? Pardon ama bizde sigara yasak. Medeniyet bizde. Santiago Bernabeu’nun orta yerinde purosunu yakıp Madrid’in havasını kirleten Maradona’ya selam olsun…

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s