>Dünya Kupası Gün #2

>Futbol; işim olmasa Güney Kore-Yunanistan, gruplarda pas geçeceğim maçlardan biriydi. Tıpkı yarınki Cezayir-Slovenya karşılaşması gibi -ki onu da izlemek zorundayım- Güney Kore futbolu hakkında uzun cümleler kurabilmek mümkün değil. 2002’de Hiddink ve ev sahibi olmanın sinerjisiyle en az bizim kadar bir mucizeye imza atmışlardı. 2006’da kıtaları dışında ilk galibiyetlerini aldılar ve 2010’a galibiyetle başladılar. Hazırlık maçlarında sinyallerini veriyorlardı zaten. 3 ihtimalli gibi görünen 90 dakikada, 6 yıl önce kupayı defans kalitesiyle kaldıran Yunanistan, futbolu bırakan yıldızlarının yerini dolduramadığı için iki fahiş hatayla rakibine boyun eğdi. Rehhagel’in elindeki kadro vasat eskiler ve bir türlü patlama yapamayan yenilerle dolu. Oyun boyunca sadece 2 pozisyona girmeleri, hücumda bir akla sahip olmamaları ve kör ortalarla iş bitirme çabası Komşu’nun grupta şansının olmadığının göstergesi. Güney Kore, çok koşan ve rakibe sahayı dar eden yüreğiyle 3 puanı söke söke aldı.

Günün ikinci maçında Arjantin’de kadrodan önce konuşulması gereken elbette düğüne gidermiş gibi giyenen Maradona. Takım elbiseyle görmeye pek alışmamıştık. Kız istemeye giden baba gibiydi. Onbiri pek şaşırtmadı. 5-1-4 hatta 5 savunma, 5 hücumcu bile denebilir bu oyuna. Milito gibi sezonun en iyi adamını kenarda golü alkışlarken görmek hoş değil tabii. Maradona’nın da hücum bölgesinde işi zor. Messi, izlediğim Arjantin maçları içinde en etkili olduğu 90 dakikalardan birini oynadı. Hücum hattında Tevez ve Di Maria’nın kötü olduğu, Veron’un vasatı aşamadığı bir günde yakaladıklarını bile atsalar temiz 3 olurdu. Kaleci önledi. Arjantin savunmasının sallaması ise oynayan adamlara baktığımız zaman Avrupa futbolunu takip edenlerden açısından neresi şaşırtıcı ki tepkisini gerektiriyor. İlerleyen dönemde neden Cambiasso yok sorusunu sordurtur o defans göbeği. Nijerya da hazırlık döneminden beri pek ışık saçmıyor. Farkın ikiye çıkmaması nedeniyle son dakikaya kadar oyunda kaldılar ama onların da grupta pek şansı yok.Gecenin son maçı, oynanan 5 maçın en iyisi olmaya adaydı. Oldu da. Amerikalılar bu işi kıvırdı artık. Hep ne anlarlar lan bunlar futboldan diye baktığımız coniler dişe dişe oynamayı öğrendiler. Tek eksikleri teknik ve oyun zekası yüksek oyuncularının sayısının 2’den fazla olmaması. Dayıoğlu Gerrard’ın erken golüne rağmen ABD çokça kontrol etti oyunu. İngilizlerin kanatlarını beğenmedim. Rooney da pek canı sıkkındı. Kaleci geçmişleri bildik, Green kötü kaleci değildir ama kötü gol yedi. Bu da var futbolda. Capello özellikle kanatlardan istediği verimi alamıyor ama takımın zindeliğine bakarsak İngilizlerin yolu tahminlerin de çokça onayladığı şekilde açık…

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s