>Tabarez-Marwijk-Löw-Del Bosque

>Dünya Kupası’nda finale çıkacak teknik adamlardan birinin Türkiye’den geçmiş olması çok da ilginç değil elbette. Çok değil 2 yıl önce Euro 2008’de final oynayanlardan biri de turnuva öncesinde Fenerbahçe’ye imzayı atmıştı. Löw, Del Bosque, Aragones, geçmişte yarı final gören, bugün Milli Takım’ın başında olan Hiddink… 10 tane hoca sayarız böyle…

Yarı finalin dört teknik adamının da ortak özelliği düşük profil çizmeleri. Bu adamların hiçbiri medya ile kavga etmiyor, rakiplere hoyratça saldırmıyor. Tutun ki bizim 3 Büyükler’in bugün teknik direktörü yok ve hepsi de yeni hocalarını arıyor. Del Bosque, Löw, Oscar Tabarez ve Bert Van Marwijk isimleri kim ortaya atsa, taraftardan pozitif bir geri dönüş almaz. Sadece bizim için de geçerli değil bu. Tabarez’in bayık geçen Serie A kariyeri, Del Bosque’nin içinden yetişmese asla akla gelmeyeceği Real Madrid teknik direktörlüğü, Marwijk’nin büyük takımların gündemine gelmemesi ve Löw’ün en olmuş zamanında bile yardımcılığı kabul etmesi ve asla kartvizit problemi yapması. ..Bu 4 teknik adam da büyük kulüplere yakıştırılmaz ama Dünya Kupası’nda milli takımlarını yarı finale getirdiler.Güney Amerika grubunda ilk 4 sırayı alan takımlar elenirken, sahasında Arjantin’e mağlup olup play-off oynamak zorunda kalan Tabarez’in Uruguay’ı kıtasını temsil ediyor. (Hollanda ve İspanya, Dünya Kupası’na gelirken eleme gruplarında tüm maçlarını kazandılar. Almanlar ise Finlandiya ile iki beraberlik dışında fire vermeden geldiler.) 4 yıldır takımın başında Oscar Tabarez. Kendi yaş grubundaki teknik adamların çoğu (Lippi, Capello ) evinin yolunu tuttu bu kupada. Uruguay “taş gibi takım “diyoruz ama orta sahada oynayanları şimdi “say” desek kaç futbolsever sayabilir ki?Feyenoord ile UEFA Kupası’nı kaldıran Bert Van Marwijk’in Hollanda’sında yanında oturan Frank de Boer ve Cocu’nun payını düşündük mü acaba? Evet, Hollanda elenip gittiği, heba olduğu turnuvalarda gözümüzü çok daha fazla okşamış, daha renkli bir futbol oynamıştı ama asıl şimdi defansta dengeyi bulmadılar mı? Brezilya karşısında skora isyan eden adamların motive eden işte bu üçlü. İki yardımcının da defans formasyonlu olması da elbette ki önemli. 1978’de final oynayan Hollanda milli takımında sırtındaki sakatlık yüzünden yer alamayan Marwick, şimdi teknik adam olarak o finale yürümenin peşinde.

Del Bosque bildiğiniz Yeniköy Kasabı(!) Köftesi de iyiydi, pirzolası da! Ne zaman verildi, ne sabır gösterildi. Tigana gibi! 2008’de final oynayan kadroyu değiştirmesine gerek yoktu, zaten yaş ortalaması düşük bir kadro vardı elinde. Bu kupada kanat adamlarını kenarda bıraktığı ve Torres’de ısrar ettiği için eleştiriliyor ama doğru ya da yanlış iki maçı yaptığı değişikler sonrasında kazandı. Yan yolda iyi ısıttı motoru, şimdi otobanda sol şeritte Löw’ü sollamanın peşinde… Ne zaman Bundesliga’dan bir maç izlesem, reji onu ekrana getirir. Löw karış karış Almanya’yı geziyor bütün sezon. 2008’de final oynattığı kadroyu hatırlayalım. Kimler yok bugün? Yaşlı ve çaptan düşmüş adamlar: Lehmann, Metzelder, Hitzlsperger, Frings ve sakat Ballack.. Yerlerine gelen Mesut, Khedira, Müller’den ikisi Dünya Kupası’nın en iyi onbirine girer şimdiden… Schweinsteiger’i de yazalım tabii o listeye…

Rijkaard geldi, “Sparta Rotterdam’ı küme düşürmüştü” dedik. Schuster kapıdan girdiği gün “bu adam Real Madrid’den kovuldu” dedik. Futbol kitapları ancak bir kitapçı rafını dolduran biz Türkler, bu oyunun kitabını yazmışız! Dünyanın haberi yok!

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s