>Diego

>Bir futbolcunun transfer tercihi, sakatlığı, teknik adamla yaşadığı problem çok seferinde bir diğerinin kariyerini belirliyor. Sadece yeteneğinle bir yerlere gelemiyorsun. Takım arkadaşın revirde acıdan avaz avaz bağırırken, sen gelecek hafta ilk onbirde olacağını biliyorsun. Bir diğeri kırmızıyı yediğinde benim sıram geldi, formayı kaptırmamam lazım diye düşünüyor, o hafta idmanlara asılıyorsun. Mesut’tan Diego giden bir yola girersek eğer; Lincoln, Galatasaray’a gelmeden önce Schalke 04’de rakibine çakıp haftalar boyunca ceza almasa muhtemelen Mesut kendini gösteremeyecekti. Werder Bremen, Diego’yu Juventus’a satarken de Mesut yerini sağlamlaştırdı takımda. Bir sezon tavan yapan performans, Dünya Kupası ve sözleşmesinin son senesine girmesi onun transfer borsasının tepesine taşıdı. Tabii burada merak edilen Werder Bremen’in oyuncuyla 2008 yılında neden 5 yıllık değil de 3 yıllık sözleşme imzaladığı. Real Madrid’de Kaka’nın 4 ay sürecek sakatlık haberi transferi gazladı. Mesut ile sezon sonunda sıfır bonservisle gel, iyi maaşı kap konusunda prensipte anlaşan Real Madrid, Mourinho’nun da baskısıyla transferi bir sene önceye çekti. Mesut’un Real Madrid’de kapıdan içeriye giren genç bir oyuncuya verilmeyecek 5 milyon Euro gibi yüksek bir rakamı alması diğer büyükler bastırırken transferi kolaylaştırdı. Almanya sınırlarından içeriye 15 milyon Euro girdi bu transfer sayesinde.Büyük oyuncuların vedasının arkasından yaşanan yoksunluk sendromunu Juventus da Nedved’in kramponları asmasıyla yaşadı. Birinin oyunu çekip, çevirmesi gerekiyordu. Kulübün mevcut ekonomik yapısında çok büyük para ödediler Diego’ya. Diego için Porto’ya 6 milyon Euro ödeyen Werder Bremen, 25 milyon bonservisi cebine koydu. Alman futbol pastası bir dilim daha genişledi 19 milyonla. Tutunamadı Diego. Bu kadar kolay vazgeçebileceklerini sanmıyordum. İkinci seneyi hakediyordu. Maç almasını bekledikleri adam Nedved olamamıştı! Del Piero’nun ağırlığı burada devreye girdi. Del Piero (Tuttosport), Totti (Corriere Dello Sport) gibi adamların özel medyası vardır İtalya’da. Manşetten birilerini yemeye başladıklarını net görürsün. Bir adama da “gidecek, gidiyor” yazmaya başlarlarsa o adam gider. Tok satıcıyı oynadıkları Wolfsburg karşısında önce satmıyoruz diyerek fiyatı yükseltmeye çalıştılar ama oyunun transfer tarafında yazılı olmayan bir kural bu.

Diego’nun performansı düşmüştü, Wolfsburg da en sonunda 15 milyon Euro’ya transferi bitirdi. Juventus bir yılda 10 milyon zarar yazdı kenara. Bütün bunlar aslında Moggi olsa olmazdı türünden hikayeler. Del Neri (edit), Diego’dan bu kadar çabuk vazgeçtiyse bir bildiği vardır elbette. Camoranesi yolun soluna gelmişken Udinese’den gelen Pepe sağ kanat için iyi transferdi. Üstüne Krasiç, Nedved nostaljisiyle girdi kapıdan içeriye. Krasic’i ya ters kanatta kullanacaklar ya da Sırp, ikinci forvet olacak. Diego’nun gelişiyle açığa çıkan Misimovic de bu sayede Galatasaray’ın kapısından girecek belki de…

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s