Monthly Archives: November 2010

>Elano&Ronaldo&Kaka

>Elano derbi öncesinde de gidebilirdi. Santos yöneticileri o kadar yolu tepip geldiklerine göre transfer yakındı. Galatasaray 2.9 milyon Euro’ya sattı. Elbette ki zarar etti. Elano gitmek, istiyordu ve gitti. Transferi duyurduğu dakikadan itibaren de tebrik mesajları yağmaya başladı milli takımdaki arkadaşlarından. Ronaldo, “Bir büyük Brezilyalı futbolcu daha ülkeye dönüyor. Bol şans diliyorum (Sadece bize karşı hariç)” demiş mesela. Kaka da “Hayırlı olsun” diyenlerden, “Çocuklara iyi bak” diye de eklemiş. Elano transferin resmileşmesinden sonra twitter’da bu fotoğrafları da paylaştı. Elano’nun Galatasaray kariyeri hakkında benim kurabileceğim yeni bir cümle yok. 30 Mart tarihindeki Elano&Rijkaard başlıklı yazı sonrasında pek bir şey değişmedi.

>Barcelona: 5 Real Madrid: 0

>

Bir alttaki postta Barcelona’nın kurulmasına sebep olan gazete ilanı var. Barselona’da bir İsviçreli futbol oynayacak gençleri bulmak için veriyor bu ilanı. O ilan sayesinde 29 Kasım 1899’da Barcelona kulübünü kuruyorlar. 111 yıl sonra, geçen yıl olduğu gibi yine kulübün kuruluş yıldönümünde Mourinho’nun alnının ortasına Manita’yı yapıştırıp yolladılar Madrid’e.Portekizli ve Katalanlar arasındaki husumetin kaynağı elbette Mourinho. Onun bu kulüpten kovanlardan yıllardır intikam almak için savaş veriyor. Kaybettiği de oldu, kazandığı da ancak bu derbiden önce temkinliydi. Tek çıkışı, “Beni orada sevmezler çünkü onların Santiago Bernabeu’da Şampiyonlar Ligi finali hayallerine son verdim” idi. Camp Nou’da kazanmaktan bahsetmedi, aksine tansiyonu düşürmek için “Yarın her türlü Salı” ile kendince takımı rahatlattı. Bu stadyuma kim gelirse gelsin 3 sezondur hezimete uğrama ihtimalinin tavana vurduğu bir takım buluyor karşısında. Mourinho da son gün hakeme çakarak çıktı sahaya. Kariyerinde 464 maçta hiç 5-0 mağlup olmamış bir adam, bu skoru aklından geçirmemiştir elbette. 5-0, iki sezon önce Santiago Bernabeu’daki 2-6’dan çok daha değerli bir skor oldu Katalanlar için. Franco’nun gerçek ölümü dedikleri 5-0 da dahil olmak üzere Cruyff zamanında da bu skoru yakalamışlar, Real Madrid aynı skorla cevap vermişti.Dört olduğunda Camp Nou, “Mourinho tiyatroya git” diye inliyordu. Ardından “Mourinho pabucu yarım çık dışarıya oynayalım” desek yeri olacak tezahürat geldi. “Kulübeyi terk et, Camp Nou şarkı söylüyor.” Ve bir pankart “Sen tercümandın, tercümansın, tercüman kalacaksın.) Guardiola ve futbolcuları maçı Real Madrid ile oynamış olabilirler ama tribünlerdeki 98 bin 255 Katalan, bu kez ezeli rakiplerini değil Jose Mourinho’yu mağlup ettiler. Hani şu Drogba attığında Camp Nou çimlerinde kayan ya da geçen sezon Madrid biletini alan Mourinho’yu…Higuain’in sakatlığı dışında beklenen kadrolardı. En azından Mourinho bir gün önceden açıklamıştı. Guardiola’nınki zaten ezber.. Skoru gördükten sonra söylemesi kolay gelebilir ama bu kadro tercihi Fatih Terim’in 6-0 mağlup olduğu derbiyi hatırlattı bana. Derbilerin %60’ını ev sahiplerinin kazandığı bir ortamda, son 4 maçı Barcelona kazanmışken; Mourinho, (En son mağlubiyetini 26 maç önce Barça’dan almıştı Real Madrid) buraya kazanmaya gelmiş. Barselona’ya kazanmaya gelirsen kaybedersin. Derbilerin değişmez kuralı. Bu orta sahayla baş edebilmek için ya Ronaldo’yu ileride tek bırakıp Di Maria ya da Mesut’tan vazgeçecekti ya da intihar edecekti. 45 dakika sonrası hatasını anladığında atı alan Üsküdar’ı geçmişti zaten…Bu çocukların kulağına La Masia’da “El Clasico” fısıldanıyor. İlk gol de “Real Madrid’i yenmek orgazm gibidir” diyen Xavi’den geldi. Pas, klasik İniesta pası… Pepe-Carvalho madendi. İyi kazdılar. İlk gole kadar ayağına top değmeyen David Villa, Messi’li sağ kanat işlerken unutuldu derken 2. golde çıktı sahneye. Casillas’ın hediyesi demek lazım. Aziz İker de gol hediye ederse Camp Nou’dan çıkamazsın. Geçen sezon burada 1-0 kaybederken iyi oynamıştı Real Madrid. %73’e kadar çıkan topa sahip olma maç sonunda %65 olarak açıklandı. Real Madrid orta sahası adam kovalarken; iş Cristiano Ronaldo’ya kalmıştı ki… Olmazdı, olmadı da! Real Madrid’de defans hattı dışında kalanlar için X;Y;Z kötü oynadı diyebilmek mümkün değil. Bu oyunu oynamak için bir topa ihtiyacınız var ve o topu Barcelona en azından 2.5 yıldır kimseye vermiyor. Bu yüzden Mesut silikti, derbiyi kaldıramadı, Benzema yerine Higuain oynasaydı vs…. Geçmek lazım…Devre arası ne çabuk oldu derken, twitter’a not düştüm, “Bazen 45 dakika sadece 45 dakika değildir” diye. Farkın büyümemesi için hiçbir sebep yoktu. Mesut-Lass değişikliği bile çare olmadı, çünkü Barça ortayı uzun ve yerden geçmeye başladı. Rakibin orta sahasını Messi’nin marifetiyle devre dışı bıraktılar. İki asist ve David Villa’dan iki gol. Luis Enrique’nin köylüsü affetmedi Real Madrid’i. Barça 5-0 kazanacak ve Messi gol atmayacak. Bu da varmış futbolda. Real Madrid’in ikinci yarıda kaleye sadece bir tek şutu var. İlk yarıda Ronaldo’nun çirkefliği öncesinde Guardiola da anlamsız yere oyuna dahil oldu. Sergio Ramos’un (Puyol, her şey sahada kaldı. Bizim Real Madrid’de çok arkadaşımız var dedi maçtan sonra.) oyundan atılması ise Madrid’de büyük alkış alacaktır. Orada böyle adamlar her zaman sevilir. Geçen sezon ilk derbisinde gol atan Pedro yine affetmedi ama asıl tahrip gücü yüksek olan Jeffren’in Bojan’ın asistiyle attığı son gol. Karşısında sadece Casillas’ı alt yapısından yetiştirebilmiş bir takıma 9 alt yapı oyuncusuyla Barcelona “Bizim saha” dan adamı böyle yollarız mahallesine mesajını verdi. Real Madrid yönetimi maçtan sonra futbolculara konuşma yasağı getirdi. Ne diyeceklerdi ki!
Maçı büyük oğlumla izledim. Onun için geç bir saatti. Üzerinde Real Madrid formasıyla Raul, 2-0 olduğunda Barça’ya kaymaya başlayınca götürdüm, yatağına yatırdım. Yatarken sabah masanın üzerinde maçın skorunu yazacağım bir kağıt bulacağına dair de söz verdim.. (Yurt dışında bir takım nasıl sevilir sorusuna cevap arayanlar, işte böyle seviliyor. Butragueno atıyor, Rivaldo atıyor, Raul atıyor, Xavi atıyor ve o senin takımın oluyor) Şimdi gidip o kağıda bu skor yazılır mı? “Bırak futbolu, tenis oyna” desek; onun da 6-0’ı var! Bu arada adam haklı beyler: “Bugün Salı!”

Jose Mourinho: “Sana 5 attılar mı ağlamayacaksın!”

Arşiv

Real Madrid:0 Barcelona: 2
Barcelona: 1 Real Madrid:0

Real Madrid:2 Barcelona:6
Barcelona: 2 Real Madrid: 0
Real Madrid:4 Barcelona:1
El Clasico’da İhanet
Laporta döneminde Barcelona vs. Real Madrid
Barça ve Kaçan Yıldızlar
Ben Luis Figo

>29 Kasım 1899

>Her şey bu ilanla başladı. 1899 yılında Barselona’da bir İsviçreli, Joan Gamper, “Maç yapmak için toplanalım” tadındaki bu ilanı verdi ve 111 yıl önce Barcelona kulübü kuruldu.

>Messi vs. Ronaldo

> Messi ve Cristiano Ronaldo’nun kariyer istatistikleri. Maç/gol/asist/şut/isabetli/isabetli pas/kayıp top sırasıyla gidiyor. Her ikisi de çektiklerinin şutların yarısında kaleyi isabet ettirmişler. Messi’nin pas ortalamasında yüksek çıkan maç başına oranı elbette ki Barça’nın oyun yapısına bağlı. Alttaki tabloda da kupalar var…

>El Clasico’da 11’ler

>Real Madrid hangi onbirle çıkarsa çıksın karşısında bulacağı Barcelona belli. Guardiola’nın dediği gibi “Real Madrid beni bir gün yenecek.” O günün bugün olmasını isteyen adam kafa karıştırmaya devam ediyor. Mourinho, Higuain’i Barselona’ya getirdi. El Prat’ta 2000 Real Madrid taraftarı karşılamış takımı. Boixos Nois, Real Madrid’in otobüsünü taşlamış. O da olur, derbidir. Şimdi son gelen haber, Gonzalo Higuain’in derbiye yetişemeyeceği ve son testi geçemediği yönünde. İki ihtimal var. Ya Benzema oynayacak ya da Lass. Göreceğiz…

>El Clasico = 4 Milyar Euro

>Sözleşmede yazan satış bedeli. Bu futbol tarihinde en çok Barça’nın canını yakmıştır. Futbolcuyu ikna edersen o kağıttaki rakamı ödeyen adamını kapar. Luis Figo işte. En bilinen örnektir. Barcelonalılar bu yüzden Luis Figo’dan nefret eder ama Deportivo La Coruna’dan Rivaldo’yu da transferin son gününde aynı yöntemle alanlar yine kendileridir. Sport gazetesi, El Clasico’nun ideal onbirinde yer alan futbolcuların satış bedellerini listeledi. Toplam rakam 4 milyar Euro!
Barcelona= 1.440 milyon Euro
Barcelona’da en yüksek satış bedeli elbette ki Messi’ye ait. Arjantinli yıldızın fiyatı 250 milyon. İniesta, David Villa ve Pique için Katalan kulübünün biçtiği değer 200 milyon Euro. Xavi ve Busquets’in bonservisinlerindeki rakam ise 80 milyon Euro. Dani Alves ve Abidal’in fiyatı 90 milyon Euro. Sol kanattaki Abidal için de Barça 90 milyon Euro fiyat biçti. Takımın bayrak adamı Puyol’ın fiyatı ise sembolik olarak 10 milyon Euro.Real Madrid= 2.530 milyon Euro
Cristiano Ronaldo için tarihin en yüksek bedeli olan 1 milyar Euro’yu Portekizli yıldızın kontratına yazan Real Madrid, Mesut Özil ve Xabi Alonso için 250 milyon, Khedira, Sergio Ramos, Di Maria, Casillas ve Higuain için 150 milyon Euro istiyor. Brezilyalı sol bek Marcio’nun fiyatı ise 120 milyon Euro. Kontratlardaki en düşük serbest kalma bedeli ise kariyerinin sonbaharında Real Madrid’e gelen Carvalho’ya ait: 40 milyon Euro.

>Barcelona vs Real Madrid

>

Barcelona vs. Real Madrid
29 Kasım 2010 22:00 NTV Spor