>Galatasaray:1 Beşiktaş:2

>“Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim” demiş Atam. Ali Turan mutlaka ahlaklı bir vatandaşdır ancak zeki ve çevik olmadığı kesin! Çevik olsaydı, Holosko ile attığı deparda rakibini ceza sahasına girmeden yakalar, topu kornere atardı. Akıllı bir futbolcu olsa topu ayağından açmış rakibine de açık bir penaltı kazandırmazdı. Ali Turan’lı Galatasaray ile İbrahim Üzülmez’siz Beşiktaş’ın postmodern derbisiydi bu Ali Sami Yen’deki son derbi.

Beşiktaş onbiri, deplasmana gelmiş azınlıkta kalmış tribünün 90 dakika susmaması gibi oyuna konsantre başladı. İyi mücadele etmeden kazanamayacaklarının farkındaydılar. Üç hatta da bunu başardılar. Hagi, 18’e girecek kadar iyi duruma gelmiş Baros ile başlamayarak en azından ilk 45 dakikayı riske attı. Pino için hafta içinde “santrfor değil” demişti. Rijkaard ve Schuster için “Futbolu bilmiyorlar” sığlığına indirenler bir tarafa, biz bu adamları hak etmedikleri yerden -başarısız olsalar bile bu edepsizliği haketmediler- çıkartmaya çalışırken Pino için sonradan pek de keyif almadığım gidiş noktası çizmiştim. Uslup bir satırda kötüydü ama tüm bunlar Kolombiyalı’nın Galatasaray gibi büyük bir takımın forveti olacak kalibrede olmadığını, son vuruş denilen şeyin sadece teknik değil, aynı zamanda oyun zekası gerektirdiğini unutturmamalı. Pino, Trabzon deplasmanında ıskaladığı topun ardından ilk yarıda takımının sırtını yerden kaldıramadı. İkinci yarıda da geçtiği sağ kanatta tek olumlu hareketi arka direğe bir ortaydı . Hagi’nin Insua/Sabri değil de Ali Turan/Hakan Balta tercihi bir derbiyi kaybetmez için yeterli bir nedendir. Schuster, Şenol Güneş gibi beklemeyi tercih ederek başladı. Buna haddini bilmek de diyebiliriz, Galatasaray’ın rakibin kendi 30’una gömüldüğü dakikalarda topu kaldırma şansı yoktu. O tandemle kafa topuna çıkamazlardı. Ali Turan’ın hediyesi Schuster’in işini kolaylaştırdı. 45-60 arasında Beşiktaş için Schuster de “60’ların futbolu” tanımı yapabilir. Galatasaray orta sahası düşmeye başlayınca da çıkmaya başladılar. Guti 2. gol öncesinde de çok boş top almıştı. Nereye kadar affedebilir ki? Ernst’e attığı yılan pas olmadı ama Nobre’nin de kafasına kondurmayı bildi. Nobre de kariyerinde Galatasaray’a 7. golünü atmış oldu. Beşiktaş’ın onca eksiğine rağmen, 6 yıldır 3 puan alamadığı Ali Sami Yen’den galip çıkmış olmasına evet! Ama puan tablosuna bakarsak, yetmez! Haftaya Bursa’yı da devirmek zorundalar.

Galatasaray için söyleyenecek yeni bir söz yok. Araba devrildikten sonra yol gösteren çok olur. Galatasaray’daki kangren başlıklı yazı Ağustos ayında yazıldı. Aradan geçen üç ay içinde kangren tüm vücudu sarmış ve ortaya -4 averajlı, 1979-80 sezonundan bu yana en dibe vuran bir takım ortaya çıkmış. Şimdi asıl sınavı, son 15 yılın başarılarıyla büyümüş jenerasyonlar ve taraftarlığı İstanbul’un sosyal hayatında bir trend olarak gören Neo Galatasaraylılar verecek. Son bir not da Misimoviç’in disiplinsizliğini (!) ağzındaki cikletle açıklayanlara, üstüne konuşanlara. Bu Bosnalı arkadaş, Bundesliga’da asist kralı olurken kuru et çiğnemiyordu sahada!

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s