Monthly Archives: December 2010

>İyi Bakın Kendinize ve Onlara…

>Eskisi kadar yazmıyor, yazamıyorum. 2010 geride kalırken, 2008’in üçte biri kadar post birikmiş blogda. Gazeteye yazacağını yazma, gazeteye yazdığını ertesi gün bloga yazma, ekranda söyleyeceğini yazma, yayında söyledikten sonra yazma… Ne düşünüyorsan düşün, bir mecrada ifade ettikten sonra, tekrarı rahatsız ediyor insanı… Bir de önce profesyonel hayat… Gazetecinin blog yazması kırk ton etik gerektiriyor. Gazeteciler de zaten bu ülkede blog yazmıyor, yazsa da bir zaman sonra kepenkleri indiriyor. Önce iş deyince eskisi gibi olmuyor. İki oğlum var, bu blog da 3. çocuk gibi. Büyük olandan ufak, küçük olandan büyük… Biliyorum 2011’de de bu tempoda gidecek… Gittiği yere kadar zaten…

Bu adresten yolu geçen herkese mutlu ve sağlıklı bir yıl diliyorum. 2010’da beynime işleyen, yaralayan, bir erkek olarak boynumu büken ve utandıran bir kadının; bir annenin, Ayşe Paşalı’nın bu çaresiz, bu hüzün akan bakışlarıdır. O artık yaşamıyor… Kendinize iyi bakın, ama en çok da annelerinize, kadınlarınıza, sevdiklerinize iyi bakın…

>Hafta Sonu Futbol

>1 Ocak Cumartesi

14:45 West Brom-Man. United / Spormax
17:00 Stoke City-Everton / Lig TV
17:00 Liverpool-Bolton / PL TV
17:00 Man. City-Blackpool / Spormax
19:30 Birmingham-Arsenal / Spormax (Yorum)
2 Ocak Pazar
15:30 Chelsea-Aston Villa / Spormax
18:00 Wigan-Newcastle / Lig TV
19:00 Barcelona-Levante / NTV Spor
21:00 Sevilla-Osasuna / NTV Spor
23:00 Valencia-Espanyol / NTV Spor
3 Ocak Pazartesi
21:00 A.Madrid-Santander / NTV Spor
23:00 Getafe-Real Madrid / NTV Spor
4 Ocak Salı
22:00 Man. United-Stoke City / Spormax
5 Ocak Çarşamba
20:00 Trabzonspor-W.Bremen / Euro Futbol
21:45 Arsenal-Man. City / Spormax
6 Ocak Perşembe
13:30 Juventus-Parma ?
16:00 Cagliari-Milan ?
21:45 Inter-Napoli (Spormax) (Yorum)

>Mauro Formica

>Menajeri Fabian Basualdo kesin konuşuyor: “Biz Galatasaray ile anlaştık. Newell’s ile Galatasaray arasında ufak bir pürüz var.” Pürüz dediği kulübün istediği artı 200 bin Euro ise bu iş bitmiş demektir. Ole Gazetesi de transferde gelen-giden listesinde transfer bitmiş gibi Formica’yı Newell’s dan gitti olarak gösterdi. Geride kalan sezon bizde naklen yayınlanmadığından ben Formica hakkında bir yazı yazılacaksa en iyisini Arjantin’de son 3 yılda tribünlerde tonla maç izleyen Emre Atasoy‘un (ich) yazabileceğini düşündüm. O da sağolsun, yazdı, yolladı…

************
Diego Armando Maradona 2010 Dünya Kupası hezimeti için ısınma turları atarken Panama ile oynanacak hazırlık maçına sadece Arjantin’de oynayan futbolcuları davet etmişti. Ezeiza’da bulunan Arjantin Milli takım kampında çoğu kişinin gözü o sezonun en formda futbolcularından
biri olan Mauro Formica’nın üstündeydi. Formica’nın parladığı gibi Dünya Kupasına gitmesini hiç kimse beklemiyordu, ama takımın başındaki isim Maradona gibi ne yapacağı belli olmayan biri olunca ne olacağı da belli olmazdı! Masalı burada keselim, Formica sakatlığı yüzünden ilk
kez giyeceği Arjantin formasını naftalinleyip sandığına kaldırdı ve Dünya Kupasını evinde izledi. Ama ertesi sezon kaldığı yerden oyununa devam etti.
Bu yıl Huracan’da oynayan ağebeyi Lautaro gibi Newell’s Old Boy altyapısından çıkan Formica defansta oynayan ağebeyinin aksine iki forvetle oynayan Newell’s takımında klasik 10 numara gibi oynuyor. Yaratıcı futboluyla altyapısından çıktığı takımında kısa zamanda 33 numaradan 10 numaraya terfi etti. Genellikle mücadele sevmeyen Arjantin 10 numaralarının aksine ayağını her tarafa sokması ve rakipten çaldığı toplarla dikkat çekiyor. Kafasını sürekli yukarıda tuttuğu için kalecilerin en küçük hatalarını bile gözünden kaçırmıyor. Klasik sadece forvet arkası oynayan bir 10 numara dersek haksızlık olur. Oyun sıkıştığı zaman Arda gibi ters ayağı ile sol tarafa geçebilir. Muhtemelen Galatasaray, Hagi’nin kullanacağı bu özelliği ile Arda, Formica ve Pino’nun dahil olduğu bir çarkla sürekli değiştirebileceği bir opsiyon kazanacak. Lakabı “El Gato” yani Kedi. Topla aniden hızlanıp durabiliyor olması rakip defanslar için de muhtemelen problem yaratacağı bir diğer özelliği.Formica’nın şu an en büyük avantajı ve dezavantajı aynı potada eriyor. İlk yarısını sekizinci bitirdiği ligde taraftarın baskısı nispeten daha az olacaktır. Yeni stada geçişle beraber bir ivme kazanağını tahmin ettiğim Galatasaray ligin geri kalan beş aylık bölümünde pek tanınmayan Formica’ya en az bir sezon kazandıracaktır. Öte yandan Misimovic’i kanunlara kurban veren ve bir şey anlayamayan taraftar Formica’da Carrusca’nın kumaşını dokuyan çocuğun izlerini gördüğü an isyana başlayacaktır ve ülkeleri dışında çok kolay demoralize olan Arjantinlilerde olduğu gibi Formica en kısa sürede kaybedilecektir. Arjantin basını 4 Milyon Avro civarı bir bedelle transferin bittiğini yazıyor. Daha bu yaz başı 4.2 milyon Avro veren River Plate’in
kapısından dönen Formica için Adnan Sezgin kasaya şimdiden +200.000 yazabilir!

>İnsafın Yok mu Premier Lig

>Tamam biz değil birçok ligde devre arası, sayelerinde futbolsuz kalmıyoruz da. İngilizlerinki de iş değil. 4 günde iki haftayı yediler, hani insan oturup skorları saysa birbirine karıştırıyor. Bu ligin temposunda 48 saat aralıkla maça çıkmak delilik. Noel sonrası Boxing Day ile Manş Tüneli giriyor ve yeni yılın 2. günü çıkıyorlar. Kim öle kim kala! Geride kalan dört günün en karlı takımları Manchester City ve Tottenham oldu zirvede. City, kağıt üzerinde zor görünen Newcastle deplasmanında ilk 5 dakikada iki golle 3 puanı kolayladı, ardından beleşçi Balotelli’nin hat-trick yaptığı maçta Aston Villa’yı dörtlediler. Aston Villa büyük komada. Tottenham karşısında 60 dakika 10 kişi oynayan rakibe bile çaresiz kaldılar aslanlar gibi taraftarı önünde. Hakem, Tottenham’ı kesti ama Aston Villa, Van der Vaart’a yenildi. Hollandalı, Tottenham’ı bir üst seviye takım haline getirdi. Transferin son günü, son saatte ancak bu kadar güzel adam alınır. O gazla da City’e çarpılmış Newcastle’a 2 attılar.Manchester United, Giggs’in bu yaşında yine uçtuğu maçta Sunderland’e 2 atıp, ardından dün gece son dakikada Birmingham’a takıldılar. 48 saatin faturası işte. Chelsea’da Ancelotti gitmeyecek açıklamalarına rağmen bu gece Bolton maçı öncesi nereye kadar diye soruluyordu. Bolton’un Londra’da gol bulacağını tahmin ediyordum. 3 maç arasında git-gel olunca pek de uzun cümleler kurmamak lazım ama golü yakaladım. En son Fulham’ı yenen takım en sonunda kazandı. Haftalardır aynı golü yiyorlardı. Göbekten gelen savunmayı yarıp geçiyordu. Ancelotti de elbette durumun farkında. Ama sol şeritte giderken lastik değiştiremiyorsun. Transferde mutlaka saldıracaklar aksi takdirde daha çok sallanırlar. Arsenal en sonunda büyük maç kazandı ama sonra gitti bir çuval inciri berbat etti. Wigan, Wolverhampton deplasmanında 3 puan almıştı. Yeter artar bile o takıma. Çevirdikleri maçta yine 2 puan yaktılar. Ve son olarak Liverpool. Mazareti de yok. Pazar günü maçları ertelenmiş, yorgun değiller. Rakip Wolwerhampton deplasman garibi. Oldu mu oluyor… Öyle Gerrard yok Torres yok maçı da değil… Kaybettiler. Blackburn’de Big Sam gittiyse, Roy Hodgson için de valizi toplama zamanı… Takım da ondan ümidi kesmiş gibi oynuyor. İki gün solunacaklar ve hafta sonunda yine santra… İnsan izlerken yoruluyor, bu adamlar bir haftada 270 dakika oynayıp, 30 kilometre koşuyorlar…
İspanyollar, Pazar ve Pazartesi maçlarıyla geri dönüyorlar, İtalyanlar da gelecek hafta Perşembe-Pazar sahada ve iki sağlam maç var: Inter Napoli ve 3 gün sonra bugünden biletleri biten Napoli-Juventus…

>İspanyollar’ın 1 Nisan’ı

>Bugün İspanya’nın 1 Nisan’ı. (el dia de los Santos Inocentes) Onlar açısından keyifli bir gün ama dünya medyası açısından da tehlikeli. Geçmişte 28 Aralık tarihli birçok haber ertesi gün medyada yer bulmuş, ardından İspanyollar iyi makara yapmıştı. Bu yılın en iyi işi Sport’tan. Guardiola’nın imzasını taşıyan bir parfüm çıkartacağı haberine afiş de yapmışlar, güzel bir isim de bulmuşlar:”Filosof’eau”
Schumacher’in Ferrari’ye döneceğini yazan da var. İbrahimoviç’in Real Madrid’e geleceğini de. Barcelona’nın gelecek sezon beyaz forma giyeceğine elbette kimse inanmaz. Alejandro Amenabar, Javier Bardem ile yeni bir film çekecek diye bir haber okursanız da inanmayın…

>Benjamin Aguero

>Dede Maradona… Baba Kun Aguero… Benjamin Agüero Şubat ayında 2 yaşında olacak. Büyüğünde ne olacağı şimdiden belli. Benim ufaklık da en az bunun kadar yetenekli ama:) Benjamin sağ ayağıyla vuruyor topa… video budur…

>Naklen Yayınlar

>28 Aralık Salı

17.00 Tottenham – Newcastle /LİG TV)
17.00 Man. City – Aston Villa / SPORMAX / PL TV
19.30 West Ham – Everton / PL TV
22.00 Birmingham – Man.United / SPORMAX / PL TV
29 Aralık Çarşamba
21.45 Wigan – Arsenal / LİG TV
22.00 Liverpool – Wolverhampton / SPORMAX / PL TV