>El Clasico’nun Ardından

>* Blogda her yıl iki El Clasico öncesi bir hafta önceden yazmaya başlarım. 90 dakika kadar öncesi ve sonrası da ayrı birer romandır. Her seferinde benzer bir yorum mutlaka gelir. “Abartmıyor musunuz? Bu bizim derbimiz değil.” Sanırım cevabı iki gündür bizim spor sayfalarında ve tüm dünyadaki gazetelerde saklı. El Clasico her yerde manşetlerde, her gazetede neredeyse tam sayfa. Abartmamışız değil mi…

* Başka bir maç mı izledik bilmiyorum ama Fair-play örneği olduğundan, futbolun asla sadece futbol olmadığını gösteren (önce bir sahadaki futbolun keyfini çıkartın) bir derbi olduğunu yazmışlar tam sayfa bazı gazeteci arkadaşlar. Maçtan bir gün önce Barcelona taraftarının Real Madrid otobüsünün camlarını indirdiğini unuttuk galiba. Mourinho’nun hakeme maçtan önce “Barça’ya yarıyor” diye yüklenmesini… Guardiola’nın topu vermeyerek başlattığı olayda Ronaldo’yu, Messi’nin kestiği rolü, Ramos’un acımasız tekmesini, stadyumda edilen küfürleri, maçtan sonra orgazm dolu manşetleri. Neden bahsediyoruz bilmiyorum ama sırf bizde Fair-play yok diye, El Clasico’yu örnek gösterip, milletin gözüne sokmayın, komik oluyor.

* 5-0, El Clasico tarihinde unutulmaz bir skor. İki sezon önceki 2-6’dan da daha değerli olduğunu ve geçmişi hatırlattığını yazmıştım maçtan sonra. Xavi ve Juande Ramos da benzer açıklamalar yaptı dün. Katalanlar için bu 5-0, 1994 ve 1974’ü hatırlattı. Xavi de, 2-6’dan çok daha önemli bir zafer dedi. Juande Ramos ile ortak fikirlerine ise sanırım kimse itirez etmez. Santiago Bernabeu’da Barcelona 6 atarken, Real Madrid kendi taraftarının önünde bu kadar ezilmemişti. Bu kez tüm istatistikler de“Real Madrid sürklase oldu” diyor.
* Barcelona topa %80 sahipken, Hercules, Camp Nou’dan 3 puanla çıkmıştı. Tesadüf mü? Tesadüf. Peki bu Barcelona nasıl durdurulur? Real Madrid daha kimi almalı? Perez, 10 yıl önce yaptığını bu sezon yapmadığı, yapamadığı ve Barça artık yaptırmadığı için en azından 2-3 yıllık vadede bu üstünlük devam edecek. Figo’yu alıp ciğerini sökmüşlerdi, bu kez alınması gereken adam Iniesta’ydı. Katalan olmayan Barcelonalı… Lakin Barcelona öyle bir kulüp ki Katalan olmayan Luis Enrique’yi, köylüsü David Villa’yı bile Katalan’dan öte bir ruh haline sokabilmeyi başarıyor.

* Maçın ardından İbrahimoviç’ten güzel bir yorum geldi. “Barcelona topa efektif olarak en iyi sahip olan takım ama yenilmez değiller.” “Yenilmez” derken ayrılığın etkisiyle biraz sinir yapmış tabii. Barça da yenilir, yeniliyor da asıl önemlisi topa sahip olmanın başına getirdi kelime. “Efektif”. Barcelona kadar yüksek yüzdeyle topa sahip olan takımlar yok mu? Bizde de %70-80 topa sahip olan takımlar yok mu ligde? Var. Aradaki fark Barça’nın gevelememesi ve direkt rakip kaleye gitmesi. Mesela topa sahip olmaksa bunu iki stoperi ve ön liberosu arasında top dolandırıp, hazırlık paslarıyla “olgun atak” geliştireceğim diye ( O da neyse!) tribünleri bayarak yapanlar da var…
* Sergio Ramos’a bir maç ceza geldi. Evet, daha fazla olmalıydı ama hakemin raporuna Ramos’un Puyol ve Xavi’yi dövdüğünü yazmadığı söyleniyor. Atletico Madrid’li Ujfalusi de Messi’yi bitirmeye çalışmış, 2 maç ceza almıştı. İspanyolların bu konuda bir ayarı yok…
* Real Madrid tarihinin en fazla kırmızı kart gören oyuncusu Fernando Hierro idi. 439 maçta 10 kırmızı kart! Sergio Ramos onu sadece 175 maçta yakaladı. Hierro kadar maç oynarsa 20’yi geçer.* Real Madrid hafta sonunda Valencia ile oynayacak evinde. Sezon başında Raul’u gönderen Mourinho’nun elindeki tek santrfor Benzema. Higuain de fıtık çıktı. Ameliyat olursa 3 ay oynamaz. Cristiano Ronaldo da sakat, Valencia maçında zor oynar deniyor.

* Ekteki fotoların ikisi El Clasico tarihinde Barça’nın 5-0 kazandığı 2 maçtan. Barça sahasında 4. kez 5-0 kazandı ama bu iki 5-0’dan biri Cruyff’lu kadronun 17 Şubat 1974’de Santiago Bernabeu’da kazandığı derbi İspanyol futbol tarihinin önemli bir dönüm noktası. “Diğeri” ise Cruyff’un patron olduğu 8 Ocak 1994’teki 5-0. İlk foto ise 1974’deki derbinin sabahından. Derbi içinde derbi. Alman Günter Netzer’li Real Madrid, Hollandalı Cruyff’un Barcelona’sına karşı…
* Bir İspanyol gazetecinin cümlesiyle bitireyim: “5-0 mağlup olmak utanç değil. Asıl büyük utanç, 5-0’ın ardından Real Madrid’li futbolculara getirilen konuşma yasağı!” Adam bilse ki bizim memlekette 5-0 kazanan da konuşamıyor…..

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s