>Beşiktaş:2 Fenerbahçe:4

>Beşiktaş üç kulvarda çarpışan tek takım, rotasyon da bu tempoda bir mecburiyet. Ancak mümkünse bu kadro değişimini ilerideki beşlide yapmak kaydıyla. Defans dörtlüsündeki değişim teknik adamın rotasyon tercihi değil, Ersan’ın sakatlığı sonrasında, 6 yabancı kuralı yüzünden bir mecburiyet. Sivok neden tribünde, Ferrari sahada. Bir fikrim yok. Schuster’in var ki sahaya sürdü. Fenerbahçe tarafında ise haftalardır bozulmayan ve yavaş yavaş makine düzeninde işleyen bir onbir. Gökhan Gönül iğneyle sahada, Emre sakatlığın izlerini taşıyor. İkisi de kötü başladılar oyuna. Biri ortayı tutamadı, diğer ezberlettiği bindirmeleri yapamadı; Mehmet Topuz da taca çıktı…

Beraberliğin kimseye yaramadığı bir oyunda Kocaman’ın takımı hızlı başladı. Maden, Ekrem’in kanadıydı. Bunda Gönül’ü sakatlığı nedeniyle fazla zorlamamak istememeleri kadar Quaresma’nın savunma zaafiyetinden de yararlanma fikri yatıyordu hiç şüphesiz. İlk 25 dakikada Ekrem sürklase oldu; kim olsa, olurdu da! Dia’nın her ikiye birinde ve Niang’ın sarkmalarında ne gerideki stoperden kademe alabildi Ekrem ne de önündeki Quaresma’dan. Alex’in el bombası, Necip’in kafasında patladı ki bu pozisyonda oyuncuyu eleştirebilmek mümkün değil.
Oyunun 2-0’a doğru aktığı dakikalarda ilk kader anı geldi. Dia’nın direkten dönen topu… Gol olsa film kopabilirdi. Ardından önde basan Niang, Alex ve Dia üçlüsüyle geri dörtlü arasındaki mesafe uzadı. Beşiktaş o bölgeye Simao’yu da yollayınca oyun dengelenmeye başladı. 25-45 arası Aykut Kocaman işler yolunda gitmezken izlemekle yetindi. Emre ve Selçuk top tutamıyor ve çok top kaybediyorlardı. İleride 4 kişiyle işi bitirmek isteyen Beşiktaş, karşısında 7 adam bulunca bir iki cılız şut dışında pozisyon yaratamadı ama iki atak da iki bekin bindirmesinden geldi. İsmail’in sıfıra indiği pozisyon ve Ekrem’in golü attığı çıkışı…
İkinci yarının Rus ruleti olacağı belliydi… Simao’nun frikiğinde topun İbrahim Toraman’ın önünde kalması bir futbol cilvesi. İyi vurdu Toraman… Kiev mağlubiyetinin ardından derbide geriden gelip 2-1’i bulan Beşiktaş, taraftarı da arkasına almıştı ki, Almeida filmi kopardı. Bir saat geride kalırken karşı karşıya o pozisyonu gol yapsa; bu kez de Fenerbahçe tarafında film kopacak, muhtemelen 90 dakika sonunda fatura Aykut Kocaman’a kesilecekti. İmdada Ferrari yetişti. Önceki pozisyonda Lugano’yu indirdiğinde Çakır devam demişti, bu kez açık ve netti. Lugano’nun da oyunu tatlı sert ama rakibe vurmayacaksın! İlker Yasin’in hem penaltı hem golü gibi hem kırmızı kart hem penaltı… Rakibe, misafire daha fazla ne ikram edebilirsin ki sahada… Sonrası bir Alex klasiği… Sahanın kötülerinden Emre’nin ortasına kafa ve sıfırdan farkı ikiye çıkartan gol…
Geçen sezon Galatasaray hangi senaryodan geçtiyse; Beşiktaş da bu sezon aynı filmi perdeye koyuyor. Teknik adam, transfer tercihleri, yıldız politikası ve sonu hüsran akşamlar… Avrupa’da kendi sahasında yenilen 4 gol ve ilk kez Fenerbahçe’nin İnönü’de 4 gol atması…
Maçın en iyileri Dia, maçı çeviren Volkan ve işi bitiren Alex. Maçın en güzel anı ise Niang’ın rakip kaleye 70 metre uzakta iki rakibini terse döndürüp, 55 metre harmanladığı ve gol vuruşu yaptığı pozisyon ve Guti’nin İsmail’e attığı ara pası…

Leave a Reply

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s